O kedi buraya gelecek!.. (Toxoplasma gondii) - Konuyu bir de uzmanından okuyun.

Yeryüzünde bulunan bütün canlılar soylarını devam ettirme arzusundadır. Bunlardan bazıları, yaşam döngülerini tamamlayabilmek için doğadaki diğer canlılara ihtiyaç duyarlar. Yaşam döngülerinde bir başka organizmadan faydalanan ve ona zarar veren canlıları parazit olarak değerlendiriyoruz. Parazit canlıların yaşam döngüleri incelendiğinde geliştirdikleri taktikler gerçekten insanın içini ürpertiyor. Doğada ele geçirdiği canlıları adeta zombiye dönüştürerek konağını kendi kontrolü altına alan birçok parazit türü bulunmaktadır. Bu yazımızda bu parazit türlerinden biri olduğu düşünülen Toxoplasma gondii (T. gondii)’den bahsedeceğiz. Öncelikle T. gondii’yi biraz tanıyalım.

T. gondii zorunlu hücre içi parazitidir ve her türlü çekirdekli hücre içinde çoğalabilir. Memelilerde ve bazı kuş türlerinde enfeksiyon oluşturmaktadır. T. gondii, bradizoit içeren doku kistlerinin, kedi dışkısında bulunan ookistlerle bulaşık yiyeceklerin ağız yoluyla alınmasıyla insana bulaşır. Çiğ ya da az pişmiş enfekte etlerin yenilmesiyle bulaş olabileceği gibi enfekte etlerle temas etmiş ellerle de bulaşma olabilmektedir.

T. gondii’nin yaşam döngüsünde ara konak konumundaki sıçan, fare gibi canlılar ve son konak durumunda ise kedi ve kedigiller bulunmaktadır. Yani parazitin soyunu devam ettirebilmesi için bu canlılara ihtiyacı vardır. İnsan bu parazit için ara konak durumundadır. Ara konak konumunda olan canlılarda bu parazitin hakiki ve yalancı kistleri görülürken son konak olan kedi ve kedigillerde ise eşeyli üremenin olduğu ve kedi dışkısıyla dışarı atılan ookistlerin geliştiği evreler görülmektedir. Doku kistleri en sık beyin, göz, iskelet ve kalp kasında görülmektedir.

Ara konakta enfeksiyon oluşturan parazitin, yaşam döngüsünü tamamlayabilmek arzusu ile son konağı olan kediye geçme zamanı gelmiştir. Bunun için kemirgenlerden doku kistlerinin kedi tarafından yenilmesi gerekmektedir ancak kemirgenlerin avcıdan kaçma dürtüleri parazitin yaşam döngüsünü tamamlaması için büyük engel teşkil etmektedir. Peki parazit bunu nasıl yapabilmektedir? İşte asıl olay bundan sonra başlıyor. Parazit, ara konak durumunda olan fare, sıçan gibi kemirgenlerin vücudunda özellikle de beyinlerinde binlerce kist oluşturuyor. Bu aşamadan sonra artık fare parazitin kontrolü altına giriyor. T. gondii’nin ara konak konumundaki sıçan, fare gibi canlılarda davranış değişikliklerine yol açtığı ve son konak olan kediler tarafından daha kolay avlanmalarına yol açtığı bilim camiası tarafından da kabul edilmektedir. Normal koşullarda parazitin ara konağı olan fare ve sıçanların kedi idrarı kokusundan korkarak o bölgeden uzak durmaları beklenir. Beyinlerinde parazitin doku kistini taşıyan enfekte kemirgenler, kedilerden korkmama yönünde bir davranış değişikliği gösterdikleri gözlemlenmiştir. Bu da kediler tarafından daha kolay avlanmalarına sebep olmaktadır. Kedi idrarına karşı oluşan doğal ve öğrenilmiş korkuya bağlı tepkilerin enfekte kemiricilerde azalmakla kalmadığı, hatta bu hayvanların kokuyu feromon olarak algıladıkları ve seksüel olarak ilgilerinin arttığı ortaya konmuştur.

İnsanın da T. gondii için bir ara konak olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. Peki bu durum insanda nasıl şekillenmekte. Kemirgenlerde olduğu gibi insan ya da diğer ara konak durumunda olan canlılarda da aynı durum söz konusu. Yani parazitin yaşam döngüsünü tamamlayabilmesi için insan vücudunda bulunan doku kistlerinin kedi tarafından yenmesi gerekmektedir ki, bu çok mümkün görünmüyor. Araştırmalar, Toksoplazmozun yalnızca kemirgenlerde değil, insanlarda da davranışları etkiledikleri ortaya konulmuştur. İnsanlarda oluşan hastalık tablosunun psikiyatrik hastalıklar, özelliklede şizofreni ve intihar girişimi ile ilişkili olabileceği hipotezi, her gecen gün güçlenmektedir. Kronik toksoplazmozlu bireylerde davranış bozukluğu, psikomotor performansta düşüş, trafik kazalarına karışma oranlarında artış ise diğer eşlik eden davranış bozukluklarındandır.

Yukarıdakileri okuyunca umarım bu parazit yaygın olarak görülmüyordur diye düşünebilirsiniz ancak hiç de öyle değil. Maalesef ülkemizde ve dünyada görülme oranı oldukça yüksek. Ülkemizde T. gondii yaygınlığı ortalama %65 lerde dir.

Peki ne önerebiliriz? Toxoplasmozdan korunmak için kişinin yeme alışkanlığı çok önemlidir. Her türlü etin iyi pişirilerek yenmesi, kedi dışkısıyla kontamine olabileceği düşünülen yiyeceklerden sakınmak çok önemlidir. Özellikle hamilelerin ve anne adaylarının bu hususlara çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Fransa’da 1976 yılından bu yana toxoplasmoza karşı ulusal bir savaş yürütülmektedir. Bilindiği kadarıyla Amerika ve İngiltere’de de bu yönde bir hazırlık vardır. Umarım bu derece ciddi ve halk sağlığı için önem arz eden konularda ülke olarak üzerimize düşeni yaparız.

Dr. Necati ÖZPINAR - Tıbbi Parazitolog

Sağlıkla kalın…

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar